Bereket Duası

Paylaş
 

 Bereket nedir? Bereket duası nasıl yapılır ?

Bereketin sözlük manası bolluk, fazlalık, artma demektir. Dini manada bereket sayısal fazlalıktan ziyade yeterlilik, yarayışlı olma, nitelikli ve Allah’ın rızasına uygun kazanç ve mal anlamına gelmektedir. Bu bağlamda helalinden kazanılan bir hurma tanesi, haram yoldan edinilen çuvallar dolusu hurmadan hayırlı ve bereketlidir.

Bazen bir hurma tanesi bile insanın açlığını gidererek fazlasıyla makbule geçebilir. Bazen de yüzbinler lira tutan bir yatırım neticesiz kalabilir. Bereket ile anlatılmak istenilen tam da budur, eldekinin sahibine maksimum fayda getirmesi…

Sahip olunan malların bereketli olabilmesi için bazı kriterler vardır:

İlki helalinden kazanmaktır. Helal kazanmak için helal yöntemler kullanılmalı, kul hakkına girilmemelidir. İçkiden, faizden kazanılan parada bereket umulamayacağı gibi, başkalarının hakkına girerek, emek sömürerek, zora koşarak elde edilen rızıkta da hayır yoktur.

İkinci olarak, israf etmemektir. İsrafa kaçılırsa ne kadar helalinden kazanılırsa kazanılsın, eldeki malın, paranın bereketi olmaz.

Üçüncüsü de helal yollara harcamaktır. Sadece helalinden kazanmak değil aynı zamanda da helal yollara harcamak da gerekir. Fıska fücura harcanan malda parada bereket olmaz.

Edinilen malın beklenen yararı vermemesi, kazanılan paranın maaşın hemen elden kayıp gitmesi akla bereketsizliği getirir. Sanki iki ile ikiyi yan yana getirince dört etmiyor gibi hissedilir. Bazen de yediğinden içtiğinden, yaşadığından zevk alamaz insan.

İktisatçıların “marjinal fayda” kavramı vardır. Bu bir şeyden elde edilecek maksimum fayda demektir. Şöyle örnek verirler; aç bir Afrikalıya bir dilim ekmek verirseniz ekmek ulaşabileceği maksimum faydaya ulaşır, bunun tanımı “marjinal fayda” dır. Tersine, yemekten yeni kalkmış zengine ekmek dilimi uzatsanız, ekmek dilimi “en faydasız” haline ulaşır.

İşte bereket elimizdeki malların marjinal faydaya ulaşması, her şeyin yerli yerince harcanması ve verebileceği maksimum faydayı vermesidir. Bereketsizlik de tam tersidir. İnsan çok zengin olsa bile “bereketsiz” bir hayat sürüyor olabilir. Çünkü mutlu değildir, çünkü tükettikleri bir türlü onu tatmin etmiyordur. Bazıları sadece uyumakla mutlu olabilirken, milyonları mutluluğu için sarf eden kimi zenginler hayattan hiç tat almıyor olabilir.

İnsan helalinden kazandıkça, malını yerli yerinde kullandıkça, hali vakti yerinde olanlar imkanlarını başkaları ile paylaştıkça bereketi yaşarlar. Bereket olmadıktan sonra miktar çokluğunun bir anlamı yoktur.

Bereketin anahtarı tövbe istiğfardadır

Bir hadisi şerifte Peygamberimiz (SAS) şöyle buyurmuştur:

 “Her kim Allah’a (cc) 100 defa tövbe istiğfar ederse, o kimse ölmeden bu istiğfarların bereketini mutlaka serveti üzerinde görür.”

Aşağıda tevbe istiğfar duası yer almaktadır:

Estağfirullahel-azimellezi lâ ilâhe illâ Hüvel-Hayyel-Kayyume ve etûbü ileyh. Ve es’elühüt-tevbete vel mağfirate min cem’ı’izzünûbe.

Kısa Bereket Duası

Arapçası

 اَللَّهُمَّ باَرِكْ لَهُمْ فِي مِكْيَالِهِمْ وَبَارِكْ لَهُمْ فِي صَاعِهِمْ وَمُدِّهِمْ

Okunuşu: Allahümme bârik lehüm fî mikyâlihim ve bârik lehüm fî sâ’ıhim ve müddihim.”

Anlamı: Allah’ım! Onların ölçülerini, tartılarını, her türlü ticari iş ve işlemlerini mübarek ve bereketli eyle.

 Bu duanın kaynağı şu hadisi şeriftir:

Enes bin Malik (Allah ondan razı olsun) rivayet edildiğine göre Peygamberimiz çiftçilik ve ticaret ile uğraşan Medine halkı için “Allah’ım! Onların ölçülerini, tartılarını, her türlü ticari iş ve işlemlerini mübarek ve bereketli eyle” şeklinde dua etmiştir.

Halk arasında Karınca Duası da denilen Bereket Duası

Allahümme ya Rabbi Cebâîle ve Mîkâile ve İsrâfile ve Azrâile ve İbrahime ve İsmaile ve İshaka ve Yakube ve münzilel berakâti vet Tevrâti vez-Zebûri vel İncili vel Furkan. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illa billahil aliyyil azim. Lâ ilâhe illallahül melikül hakkul mübin. Muhammedü-Resülüllahi sadikul va’dil emin. Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Hayyu, Ya Kayyum, Ya zel Celali vel İkram. Es’elüke ya Rabbel arşil azimi en yerzükani rizkan halalen tayyiben birahmetike ya erhamer Rahimin. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernüş, Debernüş, Şazenüş, Kefetatayyuş, Kıtmîr.

Anlamı: Ey Cebrail’in, Mikail’in, İsrafil’in, Azaril’in, İbrahim’in, İsmail’in, İshak ve Yakub’un rabbi olan Allah’ım, ey bereketleri indiren, Tevrat, Zebur, İncil ve Kuran’ı indiren rabbim! Güç ve kudret yalnızca büyük ve yüce olan Allah’a aittir. Apaçık hak ve yegane melik olan Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Sözünde sadık ve emin olan Hazreti Muhammed (Sallalahu aleyhi ve sellem) Allah (celle celaluhü)’ın elçisidir. Ey rabbim, ey rabbim, ey diri ve kaim olan ey celal ve ikram sahibi! Ey büyük olan arşın sahibi, senden beni helal ve hoş bir rızık ile rızıklandırmanı istiyorum, senin rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi. Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştetayyuş, Kıtmir.

Not:Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, kefeştetayyuş Ashabı Kehfin (Yedi uyurlar) isimleri, Kıtmir Ashabı Kehfin köpeğidir.

Rızkın bereketlenmesi için dua

Okunuşu:Yâ Allahu, yâ Rabbi, yâ Hayyü, yâ Kayyûmü, Yâ Zel Celâli ve ikram. Es’elüke bismikel azîmil-a’zami, enterzukanî helâlen tayyiben. Allahümme in kâne rızkunâ fissemâi enzilhu, ve in kâne fil ardi ezhirhu ve in kane ba’iden karribhu, ve in kâne kâriben yessirhü, ve in kâne kalîlen kessirhü ve in kâne kesîren ihfazhü bilbereketi.

Anlamı: Ya Allah, Ya Rab, ya Hayyü ya Kayyûm. Ya Zel Celali vel- İkram. Yüceler yücesi olan isminin hakkı için senden isterim. Bana helâl rızık ver. Allah’ım, eğer rızkımız semada ise onu indir. Eğer yerde ise onu çıkar. Uzakta ise onu yaklaştır. Yakın ise kolaylaştır. Az ise çoğalt. Çok ise onu bereketlendir.”

 Bereket için yapılması gerekenler

Sadece Bereket Duası okumak yeterli değildir. Aşağıdaki hususlara uymak gerekir:

Günahlardan kaçmak: Günah dolu yaşam bereketsizliğe davetiye çıkarır. Özellikle helal kazanmaya ve helal yemeğe dikkat edilmelidir.

Kur’an’da: “Eğer o ülkelerin ahalisi, iman edip takvâ dâiresine girselerdi, elbette Biz üzerlerine gökten, yerden nice bereket ve bolluk kapılarını açardık. Fakat onlar peygamberleri yalancı saydılar, “Biz de işledikleri kötülükler sebebiyle kendilerini cezaya çarptırdık.” (A‘râf, 96) buyrulur. Yine ilgili bir başka âyette: “Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa (takvâ dâiresine girerse), Allah ona sıkıntılardan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır.” (Talâk, 2-3) buyrulur. Yani “aklına hayaline gelmediği bir yerlerden ihsan eder” demektir. Sâlih zâtlardan birine, “Fiyatlar yükseldi.” denince, “takvâyla onları indirin, düşürün” diye cevap verir. Yani bir ekonomik bir dengesizlik varsa, takvâ konusunu tekrar gündeminize sokun, demektir bu. Yine, “Takvâ sâhibi biri, hiçbir zaman muhtaç olmaz.” denmiştir.

Kuranı Kerim okumak: Kuranı Kerim inanlar için iman, itikaf, şifa ve bereket kaynağıdır. Kuranı Kerim okumak eve bereket getirir.

Dua okumak: Bereket için ağızlar duaya alışmalıdır. Tövbe istiğfarın arkasından hadislerde bildirilen “Allahümme bârik lehüm fîmâ razaktehüm va’ğfir lehüm ve’r-hamhüm” (Türkçesi, Allahım! Onlara vermiş olduğun rızıkları bereketli eyle. Onları affet. Ve onlara merhamet buyur!) gibi duaları okumak, yeni evli çiftlere “Bârekallâhu leke ve aleyke ve cemea beynekümâ alâ hayr” (Türkçesi, Allah sana ve senin üzerine bereket ihsan etsin, mübârek etsin. İkinizi de hayırla birleştirsin.” Şeklinde dua etmek, kısacası dua etmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir.

Hırs ve cimrilikten kaçınmak: Bereketin düşmanı hırs ve cimriliktir. Peygamberimiz (SAS), Hakîm b. Hizâm’a şöyle buyurmuştur: “Yâ Hakîm! Şüphesiz şu mal, göz alıcı ve çok tatlıdır. Ancak bununla beraber insanların ellerinin kiri vardır onda. Kim bunu gönül zenginliği ve cömertlikle alırsa o mal ona berkeketli olsun. Kim de onu açgözlülükle alırsa, o mal ona asla mübârek ve bereketli olmasın. Bu, nefsi cimri olan kişi, tıpkı yiyip yiyip asla doymayana benzer.”

Doğruluk ve dürüstlük: Bir hadisi şerifte şöyle denilmiştir:

“Alıcı ve satıcı alışveriş yerinden ve bu konudan ayrılmadıkları müddetçe muhayyerdirler. Her ikisi de doğru olurlar ve her şeyi açık seçik belirtirlerse alışverişleri mübarek (bereketli) ve hayırlı olur. Şayet bazı şeyleri gizlerler ve dahi yalan da söylerlerse alışverişlerinin bereketini mahvederler”

Bu hadisi şeriften de anlaşıldığı üzere doğruluk ve dürüstlük bereketi sağlar.

İşleri erken yapmak: İslâm’ın istediği değerlerden biri, dakik ve erkenci olmaktır. Güneş doğmadan fecirde kalkıp, ibadeti yapıp hemen günlük işlere başlamalıdır. Borcu geciktirmeyip vaktinde ödemeli, verilen söze uymalı, vaatleri vaktinde yerine getirmelidir. Bunu, “Allahümme bârik li-ümmetî fi bükûrihâ” yani: “Allah’ım! Erkenci olmayı ümmetim hakkında mübârek kıl!” duası ifade eder.

Sünnete uymak: Çünkü her türlü işimizde sünnete uymak hayır ve bereket getirir. Bu konuda birçok hadis vardır. “Bereket, yemeğin ortasına iner. Tabağın kenarlarından yemeye çalışın. Ortasından yemeyin!” Allah Rasûlü, parmakları yalamayı ve tabağı israfsızca temizlemeyi emir buyurmuşlardır: “Birinizin lokması düşerse onu alsın, temizleyip tekrar yesin. Onu şeytana bırakmasın. Çünkü siz, bereketin, yiyeceğin neresinde olduğunu bilemeyebilirsiniz.”

Tevekkül etmek:Bir hadisi serif şöyledir: “Eğer Cenâb-ı Hakk’a lâyıkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizi, sabah yuvasından aç ayrılıp, akşam tok olarak dönen kuşların beslendiği gibi rızıklandırırdı.” Bu doğrultuda tevekkülü elden bırakmamak gerekir.

İstişare etmek: İşlerinde bereket isteyen kişi bilenlere danışarak, yardım alarak yapmalıdır.

Kanaat etmek: Bereketin sırrı kanaattadır. Üstad Bediüzzaman bu konuda “Kim bir ihtiyaca düşer, onu insanlara arzederse, ihtiyacı pek giderilmez. O ihtiyacını Allah’a arzederse, Allah ona, ya tez zamanda ya da daha sonra gınâya kavuşturur.” “Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur.” Demistir.

Sadaka ve bağış yapmak: Zekat ve sadaka rızkın bereketlenmesine en büyük vesilelerden biridir. Kuranı Kerimde ;

“De ki: Rabbim dilediği kimsenin rızkını, nasibini bollaştırır, dilediğinin nasibini de kısar. Siz hayır yolunda her ne harcarsanız Allah onun yerini doldurur, arkasını getirir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.” (Sebe, 39). Denilmektedir.

Bir hadîs-i kudsi de şöyledir: “Ye’bne Âdem! Enfik, ünfik aleyk” “Ey Âdemoğlu! İnfak et ki Ben de sana infak edeyim.!”

Şükretmek: Şükür bereketi getiri. Hakîkî şükür, nimetin tam bilinmesiyle gerçekleşir; zira nimetin kaynağı ve onu verenin takdir edilmesi büyük ölçüde nimetin bilinmesine bağlıdır. Kuranı Kerimde “Eğer şükrederseniz ben de nimetimi daha da artırırım; şayet nankörlük yaparsanız, iyi biliniz ki azabım çok şiddetlidir” (İbrahim, 7). Denilmektedir.

Namaz kılmak: Namaz, bereketin en büyük kaynağıdır: “Ailene ve ümmetine namaz kılmalarını emret, kendin de namaza devam et. Biz senden rızık istemiyoruz, bilakis senin rızkın Bize aittir. Güzel âkıbet, takvâdadır, yani Allah’ı sayıp haramlardan korunmaktadır.” (Tâ Hâ, 132).

Tövbe istiğfar etmek: Kuranı Kerimde;

“Rabbinizden af dileyiniz. Zira o gafurdur. Mağfiret dileyin ki üzerinize bol bol yağmur indirsin. Size mal ve evlad ihsan buyursun, size bahçeler, ırmaklar, su kanalları nasib etsin.” (Nuh, 10-11-12). Denilmektedir.

Hazreti. Ömer (radıyallahu anh) kıtlık sebebiyle yağmur duasına çıktığında istiğfar etmekle yetinince, etraftan: “Yağmur için dua etmediniz?” diye sorulunca: “Ben, semanın yağmur gelen kapılarına vurdum” buyurmuş ve bu âyeti okumuştu. Hasan Basrî’nin meclisinde bir şahıs kuraklıktan şikâyet etti. O da: “İstiğfar et” dedi. Başka biri malî sıkıntılardan, diğeri çocuğunun olmadığından, birisi arazisinin verimsizliğinden dertlenince, onlara da aynı şeyi söyledi. Etrafındakiler garipseyince o, bu âyeti okumuştur.

Bu yazı 7157 kere okundu.
  • Site Yorum

3 adet yorum var.

  1. deniz dedi ki:

    Allah herkesin kazancını bereketli eylesin

  2. şükrü dedi ki:

    bereketin altın kuralı israf etmemek bence

  3. Abdullah dedi ki:

    Hergün okuması gereken dualardan birisi bence. Teşekkür ederim böyle bir paylaşım yaptığınız için.

Bir yorum bırak

Bunlar da ilginizi çekebilir