Nazar Duası

Nazar değmesi nasıl olur, nazara karşı hangi duaları okumalı ?

Bu yazımızda nazar değmesi konusunda ayrıntılı bilgi verilecektir. Nazarın bilimsel açıklaması, nazar ile ilgili ayet ve hadisler verilerek nazardan korunmak için okunabilecek dua ve sureler hakkında bilgi verilecektir.

Günlük hayatımızda nazar

Yeni bir araba aldınız, bebeğiniz oldu, nişanlandınız, bahçedeki mahsulleriniz olgunlaştı… Böyle durumlarda nazar değmesine en yakın olduğunuz durumlardır. Günlük hayatımızda farkında olmasak da nazar değmesi ile karşılaşıyoruz. Sebepsiz ağrılar, sakarlıklar, kendini kötü hissetme, kilitlenmeler… Sahne korkusu yani kalabalık önünde ne yapacağını bilememe, birisi bakarken elindekini düşürme veya salata yaparken birisi size bakarken elinizi kesmeniz…

Kabul etmek lazım ki birileri bize bakarsa sakarlık katsayımız artıyor, çok kişi bize bakarsa daha da garipleşiyoruz. Her gün nazar ile iç içeyiz aslında.

Nazar değmesi, insanı mezara, deveyi de kazana koyacak kadar etkili olabilse de genellikle küçük çaplı nazar değmelerine maruz kalıyoruz. Elimizdeki bardak aniden kayıyor, topluluk karşısında konuşurken nutkumuz tutuluyor, bazen nedensiz şekilde oturduğumuz yerden kalkmak istemiyoruz. İşin gerçeği, tedbir alınmazsa nazar değmesi hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilecek bir durum.

Nazar değmesinin bilimsel açıklaması

Nazar değmesi kimilerince hurafe, kimilerince gerçek, çoğu kişi tarafından da varlığı yokluğu bilinmeyen bir hadise. Kuran ve hadislerde nazar değmesinin gerçek olduğu belirtildiğinden biz Müslümanlar olarak bu konuya var mı, yok mu şeklinde bakmıyoruz. Peygamberimiz “nazar haktır” demiştir. Demek ki nazar vardır.

Bilim ve teknoloji çağında insanların inandığı unsurlara bilimsel açıklama araması doğaldır. Bilimsel olarak ispat edilmeyen her şey hurafe olarak kabul etmektedir. Bilim nazar konusunda iki kere iki dört eder şeklinde kesin bir yanıt veremiyor. Ne reddedebiliyor ne de detaylı bir açıklama yapabiliyor. Bunun sebebi aslında nazarın biyoenerji ve gözle görünmeyen ancak üst düzey deney ortamlarında saptanabilen enerji akımları ile ilgili olması. Bilim dünyası bu konuda yeni yeni ilerleme kaydediyor, örneğin yakın zamanda yapılan Cern deneylerinde “tanrı parçacığı” olarak adlandırılan “higgins bozonu” nun işlevi araştırıldı. Bu bozonun enerji yoğunluğunu maddeye çevirebileceğini söyleyen bilim çevreleri astronomik harcamalar yaparak iddiayı kanıtlamaya çalışıyor. Bir zamanlar “yoktan var edilemez” şeklinde keskin düşünen bilim dünyası, eskiden varlık alemini sadece gözlemlediklerinden ibaret olarak görürken, gözlemlediklerinin gerçekte var olanın sadece çok küçük bir kısmı olduğunu keşfedince, anti madde ve çeşitli bozonlar üzerinde çalışmalarını artırarak nazar, büyü ve hipnoz gibi konularda daha temkinli konuşmaya başladı.

İşin gerçeği nazar ileri fiziğin konusu ve henüz bilim adamları bu konuda yetersiz. Bununla birlikte nazar değmesi halkın anlayacağı şekilde şöyle anlatılabilir:

Bir fabrikada ne görürsünüz? Aletler, makinalar, teçhizatlar, çalışanlar, malzemeler vs. Peki bunlar bir araya gelince fabrika çalışır mı? Aslında çalışmaz. Çünkü bu sistemi çalıştırma için enerji gerekir. Elektrik şalteri açılınca makinalar işlemeye başlar.

Vücudumuz da bu şekildedir. Organlarımız, dokularımız, sinir sistemimiz vardır. Ama bunun çalışması için ayrıca bir de biyoenerji gerekir. Örnek vermek gerekirse acıktığımızda beyinden mideye sinirler vasıtasıyla mesaj gider. “Acıktım” İşte bu mesajlar bir çeşit enerjinin gücü ile bir sinirden diğerine iletilir. Vücuttaki tüm işleyiş bu şekildedir. Bu enerji yemeklerden alınan kaloriden farklıdır.

Nazar değme konusunda başlıca faktör gözdür. Lut Kavmi kıssasında Lut aleyhisselama felaket anında geriye dönüp bakmaması emredilmiştir. Lut kavminin yaşadığı felaket aniden gelen, nükleer bomba etkisi yaratan bir felakettir. Böyle bir felakette geriye dönüp bakılmamasını söylemek gözün dışarıdan gelen elektromanyetik ışımaları vücuda çektiğine delildir.

Yani gözümüzün hem vücuttaki enerjiyi başkasına aktaran hem de enerjiyi vücuda alan özelliği bulunmaktadır.

Hoşumuza giden bir şeyi gördüğümüzde “içim gitti” tabirini kullanırız. O anda diğer algılamalar en aza indirgenmiş, baktığımız şeye konsantrasyon seviyesi artmıştır. Gözlerimiz de diğer organlar gibi biyoenerji ile çalışır. Fakat gözlerin diğer organlarımızdan farklı bir özelliği vardır. Onlar biyoenerjinin vücudumuza başlıca giriş çıkış kapısıdır. Bir şeyi gördüğümüzde ışınlar gözün retinasındaki fotoreseptörlere gelir, buradan dalga boylarına ayrılıp sinir sistemine iletilir. Böylece görürüz. Peki ya kuvvetli bir ışın gözümüze geldiyse ? Bu takdirde ışının muhtevasında sarsıcı alfa ışınları da bulunur ve vücudumuza girer. Örneğin birisi bize kuvvetli bir şekilde bakmıştır ve bize biyoenerjisinden aktarmıştır.

Bu enerji bizim vücut dengemizi bozacaktır. Tıpkı fabrikaya yüksek voltaj elektrik verilmesi gibi. Nazarın kuvvetine göre etkisi de başka başka olacaktır.

Belki bazılarımız nazarın nasıl böyle bir etki yaptığını idrak etmekte zorlanacaktır. Çernobil faciasından sonra yayılan radyasyonun insanları ve diğer canlıları ne şekilde etkilediğini hatırlayınız. Ya da gözle görünmeyen X-ray ışınları ile nasıl röntgen çekildiğini.

İşte vücuttan yoğun bir şekilde atılan biyoenerji de başka birisini bu şekilde etkiler. Her insandaki biyoenerji seviyesi farklıdır. Aynı zamanda konsantrasyon kabiliyeti de farklıdır. İnsanların hırsları, iştahları da farklıdır. Bu nedenle herkesin nazarı değmez, bazılarının ki değer.

Sanırım ki bu nazar değmesinin ne şekilde cereyan ettiği hakkında bilgi vermiştir.

Nazar değmesinin dini boyutu

Konuya açıklık getirmesi bakımından nazar ile ilgili hadislere yer verelim:

Nazar değmesi ile ilgili hadis 1

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Göz değmesi haktır. Eğer kaderi (delip) geçecek bir şey olsaydı, bu göz değmesi olurdu. Yıkanmanız taleb edilirse yıkanıverin.”

Kaynak:Müslim, Selam 42, (2188); Tirmizî, Tıbb 19, (2063)

Nazar değmesi ile ilgili hadis 2

Hz. Âişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:

“Gözü değene (âin) abdest alması emredilir, onun abdest suyu alınır, bununla göz değmesine uğrayan (maîn) yıkanırdı.”

Kaynak: Ebu Dâvud, Tıbb 15, (3880)

Nazar değmesi ile ilgili hadis 3

Muhammed İbnu Ebî Ümâme İbni Sehl İbni Hanîf, babasından şunları işittiğini anlatmıştır: “Babam Sehl (radıyallahu anh) (Cuhfe yakınlarındaki) Harrâr nam mevkide yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Âmir İbnu Rabî’a ona  bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene, güzel görünüşlü bir cilde sahipti. Âmir: “Ne bugünkü bir manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bâkirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim.”dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı ve rahatsızlığı şiddet peyda etti  [ve yere yıkıldı]. Durum Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a haber verildi ve: “Başını kaldıramıyor.” dendi. Halbuki Sehl orduya kaydedilmişti. “Ya Resulallah o, sizinle gelemez Vallahi başını bile kaldıramıyor!” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm: “Onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi ittiham ediyor musunuz?” diye sordu. “Âmir İbnu Rebîa var.” dediler. Resulullah (asv), onu çağırtıp kendisine kızdı ve: “Sizden biri niye kardeşini öldürüyor? Niye  bir “Bârekallah!” demedin? Onun için abdest al!” buyurdu. Bunun üzerine Âmir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını ve izarının içini bir kaba yıkadı. Sonra, bir adam bu suyu onun (Sehl’in) üzerine arkasından döktü; derken o ânında iyileşti.”

Kaynak: (Muvatta, Ayn 1, (2, 938).)

Nazar değmesi ile ilgili hadis 4

Ebû Said el-Hudrî (r.a.) şöyle anlatmaktadır: “Resulullah (a.s.m.) (Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım, gibi dualarla) cinlerin nazarından, sonra da insanların nazarından Allah’a iltica ederdi. Sonra Muavvizetân (Felâk ve Nâs Sûreleri) inince bu sûrelere devam etti. Diğer duaları terk etti.”

Kaynak:(İbni Mâce, Tıb: 34)

Nazar değmesi ile ilgili hadis 5

 Göz değmesi haktır. Deveyi kazana, insanı da kabre girdirir.”

Kaynak:Keşfü’l-Hafâ, 2: 76,

Nazar değmesi ile ilgili ayetler

Kuranı Kerimde Kalem suresinin 51 ve 52. Ayetleri nazara işaret eder.

Bu ayetlerin okunuşu ve meali şu şekildedir:

“Ve in yekâdullezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semîûz zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn(mecnûnun). Ve ma huve illa zikrun lil’alemiyne.” O inkâr edenler zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hala da (kin ve hasetlerinden) ” hiç şüphe yok o bir delidir “derler. Oysa O (Kuran),elemler için ancak bir öğüttür.

Bu ayetin inişi ise şu olaydan sonra olmuştur:

Müşrikler Peygamberimiz’i öldürmek için her yolu denemişlerdir. Nazar da bunlardan biridir. O zamanlar Esed oğullarından nazarı değen birisi varmış. Şöyle ki, bu adam üç gün aç kaldıktan sonra daha sonra bulunduğu yerden çıkınca gördüğü deveye “Hayatımda hiç böyle güzel deve görmedim” deyince devenin hastalandığı rivayet edilirmiş.

Bakışları ile bir deveyi bile hasta etmeyi başaran adamı müşrikler arayıp bulmuşlar ve Peygamberimize nazar değdirmesini istemişler. Allah (cc) Peygamberimizi bu adamın nazarından korumuş. Nazar ayetleri de bu olaydan sonra inmiştir.

Nazardan korunmak için ne yapmalı ?

Nazardan korunmak için hem kavli hem de fiili dua yapmak gerekir. Önce nazardan korunmak için ayet ve hadisler ışığında derlenen duaları verelim.

Nazar duası 1

Nazara karşı okunacak en etkili dualar Felak ve Nas sureleridir. Ebû Said el-Hudrî (r.a.) Peygamberimizin nazar değmesi ile ilgili mücadelesini şöyle anlatmaktadır:

“Resulullah (sas) ‘Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım.’ gibi dualarla cinlerin nazarından, sonra da insanların nazarından Allah’a iltica ederdi. Sonra Muavvizetân (Felâk ve Nâs Sûreleri) inince bu sûrelere devam etti.”

Felak ve Nas Sureleri nazar dışında da her türlü musibet ve şerden korunmak için okunur.

Başka bir hadisi şerif:

Peygamber efendimiz, iki kul euzüyü okuyup buyurdu ki: “Bu iki sure ile [belalardan, nazardan] korunun! Hiç kimse, bu iki sure ile korunduğu gibi, başka şeyle korunamaz.”

Kaynak:Ebu Davud

Başka bir hadisi şerif:

Âyet-el-kürsi, Fatiha, iki kul euzü ve Kalem suresinin sonunu okumak çok iyi gelir.

Kaynak:Medaric

Nazar duası 2

Nazar duasına karşı yukarıda da bahsedilen Kalem Suresinin 51 ve 52. Ayetleri okunur.

Nazar duası 3

Peygamberimizn (sas) nazara karşı aşağıdaki hadisi şerifte geçen duayı okumuştur:

“Yarattığı şeylerin şerrinden Allah (c. c.)’ in tam olan kelimelerine sığınırım.”

Kaynak: Ebu Davûd, Tıp, 19; Dârimî, İsti’zan, 48; Muvatta, İsti’zan, 34; Ahmed b. Hanbel, 4/430

Nazar duası 4

Peygamberimizin nazara karşı okuduğu dualardan biriside şudur:

“Bütün şeytanlardan, zararlı hayvanlardan, Kem gözlerden Allah (c.c.)’ın tam olan kelimelerine sığınırım. Hiçbir iyinin ve kötünün yapamadığı ve Allah (c. c.) ‘in yaratıp vücuda getirdiği bütün şerlerin şerrinden, Gökten inenlerin ve göğe çıkanların şerrinden, Yerde bitenlerin ve yerden çıkanların şerrinden, Gecenin ve gündüzün fitnelerinin şerrinden, İyilik için kapı çalan hariç, gece ve gündüz her kapı çalanın şerrinden Allah (c. c.) ‘ın tam olan kelimelerine sığınırım. Ey Rahman (olan Allah’ım)”

Kaynak: “(Buharî, Kitabü’l-Enbiya, 10; Müslim, Kitabu’z-Zikr, 54, 55)”

Nazar duası 5

Peygamberimiz (sas) torunları hazreti Hasan (ra) ile hazreti Hüseyin’i nazardan korumak için şu duayı okumuştur:

“Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden bütün kelimeleri yüzü hürmetine Allah’a sığınırım.”

Bu duanın Arapçası şu şekildedir:

“Euzu bi kelimâtillâhi’t-tâmmeti min kulli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh.”

Daha sonra şunu ilave etmiştir:

“Şüphesiz ki, sizin atanız (İbrahim Aleyhisselâm) İsmail’i ve İshak’ı onlarla koruyordu.” (Buharî, İbn-i Abbas (r.a.)’dan rivayet etmiştir.)

Nazar duası 6

Başka bir nazar duası da şu şekildedir:

“Allahümme barik fihi ve la tedarruhü” yani “Allâh’im, bunu mübârek eyle. Ona zarar dokunmasina izin verme”

Kaynak: İbni Sünni

Nazar duası 7

Bir hadis-i şerifte de Sabah-akşam Besmele çekerek 3 kere “Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil Erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemi’ul alim” okuyan, büyü ve nazardan korunur buyurulmuştur.

Kaynak:İbni Mace

Nazar duası 8

Diyelim ki nazar değdirme potansiyeli olan birisi var. Bu kişiden size bir zarar gelmemesini istiyorsanız şu duayı okumalısınız:

“Bismillahi, allahümme ezhib harreha ve berdea ve habeseha”

Manası:Allah’ın adıyla, Allah’ım şu insanın gözünün hararetini, soğukluğunu ve tamamen çürütmesini yok et, önle.

Nazar duası 9

Bizden başkasına nazar değmemesi için de yapılması gerekenler vardır. Kaynağı Beyheki olan bir rivayette;

Peygamberimizin “Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallah la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez” söylediği yer almaktadır.

Bir kimse, kendi gözünün başkasına zarar vermesinden korkarsa, ona baktığı zaman şöyle demelidir: “Allah (c.c.) onu sana mübarek etsin.” (Benzer ifade ile Bkz. Ebu Davud. Nikâh, 36; Tirmizî, Nikâh, 7; İbn-i Mâce, Ezan, 2; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/281.) Veya şöyle demelidir: “Ya Rabbi! Ona mübarek eyle.” (Benzer ifade ile Bkz. Müslim, Zühd, 74; Ebu Davud, Vitir, 31; Nesaî, Zekât, 12; İbn-i Mâce, Zühd, 8; Ahmed b. Hanbel, müsned, 3/108, 188, 5/77.) Yahut şöyle demelidir: “Mâşâallah (Allah ne güzel yapmış) Allah’tan başka kuvvet (sahibi) yoktur.” (Ebu Davud, Edeb, 101.)

Nazar değmemesi için yapılması gerekenler ve nazar değince yapılması tavsiye edilenler

Nazar değmemesi için yukarıda verilen duaları okumalıyız. Dikkat çekici giyinmek veya sıklıkla kalabalık önüne çıkmak nazar değme riskini artıracaktır. Küçük çocuklara nazar değme riski fazladır. Bu nedenle onları kalabalıkta övmemeli, hava atma vesilesi yapmamalıyız.

Bizim nazarımızın kendimize veya başkalarına değmemesi için güzel bir şey gördüğümüzde “Maşaallah” veya “Mâşallah, Lâ kuvvete illâ billah” denilmelidir..

Kehf suresi 39. Ayette “Bahçene girdiğin zaman mâşâallah la kuvvete illa billah demeliydin değil mi?” denilmektedir.

Rabbimiz bu şekilde bize güzel şeyleri görünce ne denilmesi gerektiğini bildirmektedir.

Ayrıca “Allah bereket versin” manasına “Barekallah” denilmesi gerektiği de yukarıda verilen hadislerden anlaşılmaktadır.

Eğer bize nazar değdiğini düşünüyorsak nazar dualarını okumanın yanı sıra abdest almalı veya duş almalıyız. Zira bu sünnette yapılması tavsiye edilen bir uygulamadır. Ayrıca suyun vücuttaki olumsuz elektriği atmaya yaradığı bilinmektedir.

Nazar ile ilgili bir de nazar boncuğu takma adeti var ama Peygamberimizden nazar boncuğu takın, takmayın gibi bir tavsiye gelmemiştir. Genel olarak ise nazar değmemesi için konsantrasyon dağıtıcı şeyler kullanılabilir. Bunlar ne kadar faydalıdır, mantığa göre karar vermek gerekir. Bebeğe takılan nazar boncuğu ona gelen nazarı dağıtabiliyorsa faydalıdır, süs diye takılırsa nazara karşı faydasızdır. Aynı şekilde tarlalara kuru kafa, yumurta kabuğu gibi çirkin şeyler asmak da böyledir.

Nazar konusunda söylenebilecek bir şey de insanların yanı sıra cinlerin de nazarının değebileceğidir. Bu nedenle Felak ve Nas surelerini okumayı alışkanlık edinmek gerekir.

REKLAMLAR