Nazar hadisesinin bilimsel yönü

Paylaş
 

Nazar ayet ve hadisler çerçevesinde değerlendirildiğinde haktır. Yani gerçektir. Fakat bilimsel yönden de desteklenmezse kimilerince hurafe olarak algılanabilir. Bu yazımda nazarın bilimsel yönüne değinmek istedim. Aslında genel çerçevede nazar hadisesinin nasıl oluştuğu biliniyor. Ama yine de detaylı olarak açıklamakta fayda var.

Gözümüzün retinasında ışık enerjisini sinirsel uyarıya çevirmek için fotoreseptörler bulunur. Fotoreseptör dediğimiz mekanizma da yaklaşık 120-130 milyon hücre bulunur. Bunlar algıladıkları ışığı dalga boyuna uygun olarak (dalga boyu farklılıkları renk farklılıklarını oluşturuyor) elektrik enerjisine çevirip arkadaki sinir merkezine iletirler.

Tarif ettiğimiz yer vücudumuzun elektromanyetik enerji giriş çıkış kapısıdır. Göze “anormal” tabir edilen ışınlar geldiğinde bunun fazlası vücudun dengesini bozmaktadır. Bunu fazla gerilimden trafonun yanmasına veya kendi halinde akan dereye sel sularının karışması sonucunda barajı taşırmasına benzetebiliriz. Fotoreseptörler normal ışık enerjisi ile gelen sarsıcı ışınları da beyne ilettikleri için vücudun elektromanyetik dengesinde bozulma olur.

Bu açıkladığımız sarsıcı ışınların vücuda girişiyle ilgilidir. Nazar oluşması için bir de biyoenerjinin çıkacağı bedene ihtiyaç vardır. Duygu yoğunlukları üst seviyeye çıkınca kişiden biyoenerji aktarımı olur. Her insanın biyoenerji seviyesi farklıdır. Konsantrasyon kabiliyeti de farklıdır. Bazıları duygularını yoğun bir şekilde yaşarlar, hırsları ve biyoenerjileri fazladır.

Peki nazar değince ne oluyor ? Basit tabirle vücudun bazı birimlerinde kilitlenmeler, işlevsizlikler oluyor. Vücudumuzda bizim farkına varmadığımız işlemler yapılıyor. Protein sentezi, sindirim sisteminin çalışması, sinirlerin iletimi gibi.  Vücudun elektromanyetik dengesi bozulunca kendiliğinden yürüdüğünü sandığımız işler anormal şekilde işlemeye başlıyor.

Nazar bu yönüyle ölümcül olabilecek bir hadisedir. Dinimizin nazar için gösterdiği yol sudur. Nazar değen kişinin abdest alması üzerindeki fazla ve olumsuz elektriğin atılmasını sağlamaktadır. Nazar değmesine karşı da Muavvizeteyn yani Felak ve Nas Sureleri okunmalıdır. Bizim başkasına nazarımız değmemesi için ilgimizi celbeden şeyleri görünce “Allah bereket versin” demeliyiz.

Nazar konusunu incelendiğinde nazarın insan vücudundan gayri ihtiyari çıkan elektromanyetik ışının başka birini olumsuz etkilemesi ve tedavisinin de söz konusu elektriği dışarı atılmasını sağlamak üzere abdest almak olduğu söylenebilir.

 

 

Bu yazı 380 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak